Oğuzhan, Kanatlar, Rotasyon..
Ne yapıp edip maçların ilk yarısını önde bitirmeliyiz. Ki rakip ikinci yarı açılsın, kanatlardan arkalara atılan topları yakalayıp sert kenar ortaları atalım, Almeida veya birileri gol atsın. Bizim oyun şeklimiz bu.
Orta sahada Oğuzhan olmayınca rakibi göbekten delemiyoruz.
Elimizi kolumuzu bağlamak için rakiplerin, ilk yarı Fernandes’in ara topu atmasını engelleyip, ikinci yarı da topu kanatlara taşımamızı engellemeleri yeterli oluyor...
KANATSIZ oynuyoruz zaten!
Ligin ilk maçlarında sağda Töre, solda Olcay ile mükemmel ataklar yapan Beşiktaş’ın kanatları artık çalışmıyor. Aslında birinci problem bu.
Galatasaray maçında Almeida’ya yalnızca 1 tane kenar orta geldi, onu da gol yaptı. Dün gece Antalya deplasmanında Almeida’ya yine 1 tane kafalık kenar orta geldi, bu sefer gol olmadı. Her iki kanat maç başına toplam 1 tanecik mi orta yapar??? İşte çözülmesi gereken birinci problem bu.
Kanat verimsizliği yüzünden Beşiktaş Antalya’da 4-5-1 oynadı. Kanatlar o kadar yetersizdi ki Almeida ile takımın geri kalanı arasında neredeyse 30 metre vardı... Golcüne bu kadar uzak oynarsan, ona gollük pas vermezsen adam nasıl gol atsın???
Rotasyon şart..
Takım lige ekstra motivasyonla, çok iyi başladı. Hep aynı 11 güzel de nereye kadar? Gördük işte!.. Artık yorulmalar başladı. Hem fizik, hem mental yorgunluk. Ya Avrupa'da da oynuyor olsaydık ne olacaktı? Bu çocukların daha 5-6 maçta pestili çıktı. Elbette her adam her maç iyi oynayamaz. Her oyuncumuz "yıldız" değil. "Kadro/yedekler/kulübe" bunun için var. Eneramo'yu, Dentinho'yu, Necip’i, Sezer'i, Ömer'i, Toraman'ı, Ersan'ı arada bir oynatmak lazım. "Bu takım 11 kişi" imajını kırıp, "bu takım 25 kişi" hissiyatını topçulara yansıtmak lazım. En azından "bu takım 15-20 kişi" diye düşünmeliler...
Milli maç arasını ROTASYON için iyi değerlendirmeliyiz...

