Beşiktaş - Kasımpaşa Maçından Notlar


Maç başladı.. Beşiktaş kazanmak istiyor, belli. Topu sağa sola taşıyor. Arıyor. Ama ne hikmetse bulamıyor. İleride bir türlü senkron tutmuyor. Fernandes sahada. Holosko sahada. Oğuzhan sahada. Her geçen hafta takıma alışan Niang da sahada. Olcay nerede? Pek göremedim..

Beşiktaş’ın geliştirdiği ataklar ne hikmetse bir yerlerde sekteye uğruyor. Fark ettim ki Beşiktaş hücum alanında topu istediği gibi dolaştıramıyor. İki üç pas yaparken daha, topu rakip kapıyor. Hani adam seni çalımlar, alır ayağındaki topu, eyvallah dersin. Öyle değil. Paslaşırken topu rakibe nişanlıyor siyah beyazlılar. Pardon! Kırmızılılar.. Şu kırmızı formaya da alışamadım gitti. Beşiktaş kırmızı formayla kaybetmiyormuş. Laf! Kazanamıyor da, n’aber?!..

Rakibin, Beşiktaşlılardan kaptığı her top çok çabuk Beşiktaş kalesine tehlike olarak geliyor. Adeta Beşiktaş sahada var da yok gibi!. İleri doğru sağa-sola yalpalayarak zar zor götürülen toplar, dikine dikine, çok kolay geri geliyor.

Bu işte bi iş var. Acaba Beşiktaş eksik mi oynuyor da farkında mı değiliz? Bir eksiklik var.

HÜCUMDA EKSİK
Hücumda Niang etkisiz. Şutu yok adamın. Holosko bu eksiği tamamlamak için ekstraya çıkmaya başladı. Niang’ın yanına paslaşmaya geliyor, gol pozisyonlarını başlatmak istiyor. Yine olmuyor. Yetmiyor. Bir destek daha lazım bu ikiliye. Oğuzhan, Guti gibi gerilerde dolaşıyor. Pas yapıyor ama sağa-sola, en çok da Fernandes’e. Kardeşim! Sen bu takımın oyun kurucusu olacaksın. Oyun kurucu yardımcısı değil.. Fernandes, çalım atıyor. İkinciyi de çalımlıyor. Üçüncüyü de. Dördüncüyü de… Ama dördüncüden sonra top rakipte kalıyor. Hem çalımlar atarken oyun yavaşlıyor, rakibi az adamla eksik yakalama şansın başlamadan bitiyor. Hem de kaptırılan toplar tehlike doğuruyor.

Acaba Fernandes neden topu paylaşmıyor? Neden bir an önce ayağından çıkarmıyor? Adamın hakkını yemeyelim. Öncelikli sebep, maalesef “pas atacak adam olmayışı!”. Sağında solunda, önünde arkasında PASLAŞABİLECEĞİ adam olmadığı için, tek başına oynamaya çalışıyor. Oğuzhan’a verse ne olur? Fernandes’le yanyana oynuyor. Topu ileri sürmüş olmayacaksın ki! Zaten topu Oğuzhan’a verince iki saniye sonra tekrar sana veriyor. Holosko’nun koşu yoluna atsa, orada kimse yok! Çünkü Holosko Niang’ı çiftlemeye çalışıyor. Hoca talimat vermiş, “top bize geçtiği anda sağ açık ve sol açık arkadaşlardan biri santrforu ikileyecek” diye. Bu hep böyledir zaten. Holosko’nun arkasından Hilbert gelmiyor mu peki? Gelmiyor! Gelse de çizgiye kadar inip orta yapmayı akıl etmiyor. Üstelik aldığı her topu “istisnasız” rakibe atıyor!..

Peki OLCAY NEREDE kardeşim!!
Aaa! Sahadaymış! Uzaktan, gelişine, mükemmel vurdu topa, gol oldu. O zaman farkettim Olcay’ı. Acaba neden Olcay bu kadar SİLİK oynuyor? Rakip ceza sahasına girmeyen adam orada burada “ben forvetim” diye hava atmasın. Forvet, rakip kaliciye kendisini hissettirir. Aklında hep gol olur. Gol atar, gol pası verir. Ver kaç yapar, duvar olur, asist yapar. Şut atar vs. Orta sahada amaçsızca top dolaştırıyorsan, rakip ceza sahasına hiç girmiyorsan, şut atmıyorsan, asist yapma hevesin yoksa, sen forvet falan değilsin. Etliye sütlüye karışmayan forvet mi olur?. Olcay, ilk kez seçildiği A milli takıma sakatlanmadan gitmek için mi KIZ GİBİ oynuyor? Yok canım olamaz! O zaman niye bu kadar etkisiz???

Oğuzhan hastaymış, güçsüzmüş. Ondan verimsizmiş. Oynamasın o zaman! Yedek otursun. Hasta adama yazık değil mi?

ORTA SAHANIN SAVUNMASINDA EKSİK
Bir de şu rakibin kaptığı her topu kolaycacık Beşiktaş kalesine getirişi var. Bunun sebebi kabak gibi ortada aslında. Beşiktaş 4-1-4-1 dizilişye oynuyor. Orta sahadaki 1 tek başına İbrahim Toraman. Orta sahada direncin TEK adamla sağlanamadığı farkediliyor. Ama Hoca bunu bu maçta farketmiyor. Gerek Fernandes’in çalımlardan sonra kaptırdığı toplar, gerek paslaşamayan topçuların rakibe kaptırdığı toplar, iki pasta Cenk’e kadar geliyor. Çünkü orta sahada rakip atak başlarken dirençle karşılaşmıyor. Toraman engelini Toraman’dan uzaktakine pas atarak geçiyor rakip. Kademesine giren yok ki. Yardımlaşan yok ki.

Ne oldu çift ön liberolu oynama kararına? Kararından döndüğün an yenildin Samet Hocam.

ALMEİDA DÖNDÜ AMA
Almeida ikinci yarıda sahada. Çok da istekli. Ama adama bir türlü top atılamıyor ki. Sene başından beri en verimli ekibi kendi eliyle bozdu Samet Hoca. Almeida, Fernandes, Holosko, Oğuzhan ve Olcay, ligin ilk yarısında Beşiktaş’ı zirveye çıkaran hücum hattıydı. Hepsi de kadroda, 18’de. Birlikte oynatsana hocam! Niye fantezi yapıyorsun? Yarısı oynuyor, yarısı seyrediyor.. Almeida sahaya giriyor. Ama Holosko çıkıyor. Oysa bu ikili hücumu birlikte çok başarılı yapıyor.

Samet hocanın oyunda önceliği, sol bekte aksadığını düşündüğü Emre’yi oyundan almak oldu. Hocam! Emre’nin zorlanmasının sebebi kabiliyetsiz veya kötü gününde oluşu değil, OLCAY’ın hiç yardım etmeyişi. Hatta oyunda olmasına rağmen takımı 1 kişi eksik oynatmasıydı. Bunu göremedin bence.

Ben olsam ikinci yarıya kadar değişiklik yapmadan bekler, devre arasında;
Olcay’ı çıkarır, Almeida’yı forvete koyar, Niangı sola çeker, Oğuzhan’ın yerine de Necip’i alır, işi bitirirdim.

Kaleye de gelecek yıl için Trabzonspor'dan Onur Kırvak'ı ile Belçika'dan Sinan Bolat'ı, Cenk'in yanına transfer ederdim...

Bumerang - Yazarkafe

Google