Utandım!

25.08.2011
UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu Rövanş Maçı


Alania: 2 - Beşiktaş: 0

UTANDIM!

Dün geceki Beşiktaş’tan, özellikle maçın ikinci yarısında utandım! Mazeret her ne olursa olsun maç boyu üç pas yapamamak hiç yakışmadı bize. Takımın iyi tarafı yoktu. Kötüleri saymaya kalkarsam takımdan soğuyacağım…

Alania ilk yarım saatte gol çıkaramayınca, yorulmalarının da etkisiyle duraksadılar. İlk yarı bitene dek Beşiktaş dengeyi kurup, oyun anlamında olmasa da hücum anlamında, pozisyon anlamında üstünlüğü ele aldı, ilk yarı bitene dek daha çok pozisyona giren taraf oldu. Bu dönemde Alania’nın hiç pozisyonu yoktu.

İkinci yarıda ev sahibi takım “ya herro ya merro” taktiğiyle saldırmaya başlayınca, takımımızın düştüğü aciz oyundan resmen utandım. Rüştü’nün inanılmaz birkaç kurtarışı, Beşiktaş’ı UEFA Avrupa Ligi gruplarına taşıdı. İkinci yarının ortalarından sonra 7 dakikada 2 gol bulan rakip, maçtan sonra Rüştü’nün kurtarışları için epey diz dövmüş olmalı…

Mazeretleri sıralayayım bari. Ama bu mazeretleri ben de kötü oyunun tüm nedeni olarak görmüyorum.


- Hakem çok tuhaftı! Kavga eden iki topçudan vuran kırana da sarı kart gösterdi, dayak yediği için “ne vuruyon lan” diyene de! İstiyordu ki biri size yumru vurduğunda, boğazınıza sarıldığında, tekme attığında hiç itiraz etmeden lere yatın, cezayı ben keseyim.. Ama Türk insanı sıcak kanlı, hakemin bu tutumunu anlamak ve ona göre davranmak yerine hemen diklendi bizimkiler her darbede. Ve haksız yere sarı kart yediler. Ama hakemin bu tutumu gerçekten hatalıydı. Örneğin rakibin en iyi oyuncusuna sizin iki ayrı oyuncunuz gider birir sarı kartlı faul yapar, o oyuncu ikisine de “höt” dediği anda, iki sarıdan kızarır, bir kişi avantaj yakalarsınız. Zaten Alania topçuları da bunu yapmaya çalıştılar, 87.dakikada başardılar..


- 4-5 saat aşırı şiddetle yağan yağmur zemini çok sulandırdı. Öyle ki kışın kar kürerler ya, aynen öyle su kürendi sahadan maçtan önce bir buçuk saat boyunca.. Tamam, iki takım da aynı sahada oynadı. Ama onlar o iklim ve zemine alışıklar. 15 günde bir o sahada top oynuyorlar. Bizimkiler ise maç boyu üç pas yapamadılar. Gerçi o kadar trilyonlar alan adamların o sahada da olsa üç pası yapmak zorunda oldukları benim asıl görüşüm…


- Her ne kadar maçtan önce “yok” deseler de bizimkilerde bir rehavet vardı. Maç bir buçuk saat geç başlayınca iyice soğudu kafalarda bu maç. Bizimkiler konsantre olana kadar yarım saat geçti. Ne olduğunu anlayıncaya kadar az daha tur gidiyordu..

Bumerang - Yazarkafe

Google