Beşiktaş maça iyi başladı. İlk yarı Beşiktaş ataklarıyla geçildi. Schuster, Bursaspor'un kontra kanallarını tıkadı. Volkan Şen oyundan atılınca önemli bir silahını kaybeden son şampiyon Bursaspor'a direkten dönen bir top dışında pozisyon bile vermeyen Beşiktaş, Holosko'nun golüyle maçı 1-0 kazandı.
Son iki maçında üst üste Galatasaray'ı ve Bursaspor'u yenen Kara Kartal, bu galibiyetlerle ligin üst sıralarına tutunmaya devam etti.
Maçtan akılda kalanlarla devam edelim..
Gutiİlk olarak, Guti'nin katkısından bahsetmek istiyorum. Muhteşem bir oyun görüşü ve liderlik vasfı var. Böyle oyuncuların takım arkadaşları tarafından kabul görmesi de önemli; Guti böyle bir sorun yaşamadı. Sofya deplasmanında oyundan çıkan Nobre'nin kaptanlık pazu bandını Guti'ye vermesi, her oyuncunun Guti'nin kaptanlığını sanki yıllardır yapıyormuşçasına kabullenmiş olmaları, İspanyol yıldızın takımı ve oyunu sahiplenmesinde önemli etkenlerdi.
Guti'nin, Beşiktaş'ın eksiğini en çok hissettiği 'oyun lideri' olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Attığı topların yanında, etrafındakileri yönlendirmesi, adeta saha içi bir teknik direktör gibi oyuna karakterini yansıtması, bu isteği-iştahı gösteriyor olması, Beşiktaş için bulunmaz bir fırsat. Beşiktaş kadrosunun ve daha önemlisi teknik heyetinin bu fırsatı en iyi şekilde kullanacağını ümit ediyorum.
1-0 kazanılan Bursa maçının son dakikalarına doğru kazanılan bir serbest atışta, ileri çıkmaya cesaret edemeyen Ersan ve Toraman'ı çağırıp rakip ceza sahasına göndermesi, onları cesaretlendirip 'büyük takım oyuncusu' gibi davranmaya teşvik etmesi, dahası onların da bu isteğe hemen uyum göstermesi, görmek istediğimiz şeylerdi. Guti Beşiktaş'a her anlamda çok faydalı olacaktır...
Holosko
Holosko'nun sol kanatta değil, forvette, gole en yakın bölgede çok daha fazla işe yaradığını göstermesi açısından da iyi maç oldu. 'Büyük takım hakim futbol oynar, kontra yapması gerekmek' tamamen doğru değil. Büyük takım öne geçtiği zaman, rakibi 'nasıl olsa maç gitti, ortak olabilmek için en az 1 gol atmalıyım' düşüncesine girer. Bu durumda ister istemez öne çıkar. İşte büyük takımların holosko tarzı oyunculara olan ihtiyacı da bu noktada ortaya çıkar. Forvetinizde mutlaka bu özelliklere sahip en az bir forvetiniz olmalı. Rakibi ileri çıktığına, üzerinize geldiğine pişman edecek bir adama ihtiyacınız vardır. Beşiktaş onca maçta bir türlü öne geçemediği için rakip yarı sahada boşluklar bulamıyordu. Zaten takımdaki tek golcünüz sakat, eksiksiniz.. Buna bir de Holosko'nun sol çizgide oynatılmasını eklerseniz, varın siz hesap edin gol atmanın zorluğunu. Bursa maçında öne geçtikten sonra Ali Kuçik ile beraber rakip yarı alanı çok iyi değerlendiren Holosko, attığı golle galibiyete de imza atmış oldu.
Ali Kuçik
Alt yapıdan bir fidan daha yeşeriyor. Beşiktaş'a ve Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. Biraz daha tecrübe, biraz daha güç.. Her şey çok güzel olacak...
Kadroda istikrar
Çeşitli yorumcular tarafından Schuster'in oyuncular arasında çok fazla revizyon yaptığı epeydir söyleniyor. Ne var ki sakatlıklar yüzünden son haftalarda Beşiktaş kadrosunda istikrar -kendiliğinden- yakalandı! Bir arada ve hemen hemen her maçta aynı oyun düzeniyle oynayan futbolcular birbirlerine, birbirlerinin oyun tarzlarına alışmaya başladılar. Bu da başarıyı getiren etkenlerden önemli biri bence..
Bunun yanı sıra Bursa maçında gidip gelmekten çok yorulan Holosko ve Ali'yi değiştirememek, kulübede sağlam golcü bulunmayışındandı; bu da Beşiktaş'ın handikapıydı.
Değerlendirilemeyen kırmızı kart
Bana göre Bursaspor'un sayıca eksilmesini, Beşiktaş kenar yönetimi değerlendiremedi. Atılan oyuncu Volkan Şen. Bursaspor'un sağ kanat hücumcusu.. Bu ne demek? Turgay'ı tek santrfor oynattığına göre 4-5-1 oynamakta olan Bursaspor'un 4-4-1 devam edeceği anlamına geliyor. Eğer Bursaspor geriye düşerse Turgay dışında bir oyuncuyu cıkarıp, Sercan'ı sahaya sürüp, 4-3-2'ye döneceği de gün gibi ortada.. Nitekim öyle de oldu. Yani Bursaspor Volkan'ın atılmasıyla, Tabata'nın etkili olacağı bölgede, kendi ceza sahası çevresinde eksilme yaşamadı.
İki kanat hücumcusundan birini kaybeden Bursaspor'un üzerine Volkan'ın boşalttığı sol kanattan saldırmak en mantıklısıydı. Ancak Schuster bunu ancak maçın sonlarına doğru denedi, İsmaili Üzülmez'in önünde oyuna sürdü. İsmail maça ısınana kadar maç bitti!.. İsmail'i çok beğendiğimden değil; Bursaspor'un o kanatta tek adama düşmesinden ve hücumlarını soldan Ozan üzerinden geliştirecekleri belli iken, Bursaspor'un sağını Beşiktaş çok daha etkin kullanabilirdi diye düşündüğümden bu eleştiriyi yapıyorum. Yani bana göre İkinci yarı başında tabata değil, İsmail girmeliydi oyuna..
Beşiktaş değerlendiremiş de olsa, Volkan'ın atılması Bursaspor'u olumsuz yönde etkiledi. Hücumda etkili olabilmek için savunmayı ihmal etmeye cesaret edemeyen Bursaspor, direkten dönen top dışında pozisyona bile giremeden maçı tamamladı.
Tabata
Son olarak Tabata'dan bahsetmek istiyorum. Tabata'nın artık hiç bir durumda ve formatta işe yaramadığını bir kez daha görmüş olduk bu maçta. Tabata, büyük takım oyuncusu değil. Geldiği takım Gaziantepspor gibi kadrolar içerisinde çok daha etkili olur. Ancak sürekli gol arayan, topu en kısa yoldan rakip kaleye götürmek isteyen takımlarda, 'al gülüm ver gülüm' futboluyla Tabata, bal yapmayan arı modunda 'vakit geçiriyor'... İkinci yarıda oyuna dahil olan Tabata, orta alanda savunma işlerine hiç alaka göstermediği gibi, hücumlarda da etliye sütlüye karışmadan, yalnız top çevirdi. Bir kişi eksilen Bursaspor karşısında bu da bir fayda elbette. Ama bence Tabata Beşiktaş gibi bir takım için çok yetersiz. Her maçta sağından alıp soluna, solundan alıp sağına veriyor. Ne duvar oluyor, ne var kaç deniyor, ne şut, ne asist girişimi.. O kadar futbolu, o kadar antrenmanla, bu yaşımda ben de oynarım!..
Volkan Şen
Bursaspor'un onbirdeki önemli silahı Volkan Şen 45.dakikada Üzülmez'i düşürdüğü için sarı kart gördü. Hakemi alkışladı, ikinci sarıyı da gördü ve kırmızı kartla oyundan atıldı. Oyundan çıkarken minik minik adımlarla sahayı boyuna terkeden Volkan, son derece ağır davrandı ve 4 dakikalık uzatmanın iki dakikasını yedi. Saha içinde kimseden tepki görmeden küçük ve yavaş adımlarla yürüyüşüne devam eden Volkan aut çizgisine geldiğinde adeta durdu. Bu davranışı tribünleri kışkırttı. Kendisini saha dışına çıkarmaya çalışan görevlilere "beni böyle mi koruyacaksınız?" şeklinde sahte çıkışlar yapan Volkan'ın bu davranışı takımını çok zor durumda bıraktı.
O bursa seyircisinin sahada ne işin var?
Seyircinin sahaya atlaması abesle iştigal. Bursalının amacı belli... Bu maçta sahaya atlayan Bursaspor seyircisinin, "camialar arasında gerginlik yaratan ve bundan nemalanan, kötü niyetli kişilerden biri" olarak algılanıp savunulmaması, mutlaka cezalandırılması gerekir. Maça giderken caddelerde toplanıp koro halinde küfürler savurmak, ellerinde meşaleler yakıp bir de bunları insanların üzerine atmak, insanları irite etmek, kışkırtmak, sırf seninle aynı takımı tutmuyor diye ağzından tükürükler saçıla saçıla ana avrak küfretmek, hiç ama hiç arka çıkılmaması gereken davranışlar.
Bence böyle durumlarda kulüplere ceza vermektense, sokakta bu adamları kıskıvrak toplayıp, maça bile sokmayıp, toplum düzenini bozmaktan bireysel olarak cezalandırmak en doğrusu ve caydırıcısı olacaktır...


