15 gün sonra görüşürüz!..

Beşiktaş:1 - Porto:3 

Üç kişiyle bu maçı kazanamazdık
Tamam, Porto iyi takım. Avrupa kupalarında müthiş bir tecrübeleri var. İyi de oyuncuları var. Kabul. Ama olayın bir de Beşiktaş tarafı var. Adamlar kalemize 5 kez gelip, 4 gol attılar! Birini hakem faul diye saymadı. Kalemize geldikleri 5 atağın 4'ünün kontra atak oluşu, aslında bizim topa sahip olduğumuzu gösteriyor. Gerçi izleyenler bunu görmüşlerdir. Topa sahibiz de bir icraatımız var mıydı diye sorarsanız, maalesef yoktu derim. 4 kontra atağın 3'ünün gol olması da bizim salaklığımız olarak kayıtlara girebilir...


- Bakınız; Beşiktaş'ta mücadele eden ve işe yarayan 3 adam vardı :
Bobo, Ernst, Necip.


- Yalnız mücadele eden ama sonuçta bir fayda oluşturamayan 3 adam vardı :
Üzülmez, Hilbert, Tabata.


- Sahada varlığıyla yokluğu bir olan, hatta kötü oynayan 5 adam vardı :
Zapo, Nobre, Nihat, Toraman, Hakan.


İşte maçın bizim açımızdan özeti bu. Yani rakipten önce, biz bişeyler yapmalıydık.

Schuster'den Hamle Bekledim
İlk yarı biterken Porto 10 kişi kaldı. İkinci yarıya başlarken, o ana kadarki tek golün sahibi tek forveti oyundan alıp, yerine başka bir stoper sürdüler. Her şey lehimize dönmüştü bir anda. Çünkü rakibin ilk onbirinden 2 önemli oyuncu aynı anda eksilmişti. Doğal olarak baskıyı kurduk ikinci yarı. Ama golü bulamadık.


İşte burada Schuster'den hamle bekledim. İkinci yarı başlarken rakibin stratejisinin nasıl şekillendiğini gördün. Adamlar stoperi kaybedince forveti de çıkardılar. Yani artık kontradan başka bir şey yapmayacakları besbelli oldu. Ne bekliyorsun daha hocam? 50.dakikada iki kişiyi birden değiştir, oyun stratejini değiştir...


O ana kadar hiç bir şey üretemeyen ve ikinci yarıda da üretemeyecekleri belli olan oyuncular vardı. Nihat, Tabata bunlandan ikisiydi. Nobre de verimsizdi. Ama ikinci yarıda doğru baskıyı kurmak durumunda Nobre'ye gol attırabilirdik, çıkmaması doğruydu. Ama kanatları daha etkili kullanmamız gerekirken biz bunu beceremedik. İsmail'i taa maç biterken hatırladık. Hilbert'in ortalarının HEP rakibe gittiğini HİÇ farkedemedik. Adam pas vermiyor orta yapıyor, hepsi de rakibe gidiyor.


Gençler bu takımın geleceği
Gençleri sahaya süreceksen, takım öndeyken sür, çocuklar özgüvenle oynasın. 19 yaşındaki gençleri sahaya KURTARICI olarak sürersen, o tecrübesizlikle ve heyecanla muhtemelen beceremeyecekler ve biz adamları kazanamadan kaybolacaklar.

15 gün sonra görüşürüz
Portolular gördükleri kırmızı kartların cezasını, yine bize karşı oynayacakları maçta çekecekler. Porto ikinci turu bir garantiledi. 15 gün sonra, deplasmanda 3-1 yendikleri Beşiktaş'la içeride oynayacaklar. Üstelik o maçtan 3 gün sonra Benfika ile önemli bir maça çıkacaklar. Porto cephesinde herkesin aklı o maçta olacak. Beşiktaş'ın bel bağladığı yıldızlarıysa o maça kadar hazır olacak. Bütün bunları üst üste topladığınızda, 15 gün sonraki maç Beşiktaş açısından prestiji düzeltme maçı olabilir. Galibiyet olmasa bile beraberlik hem törpülenen imajı düzeltir, hem de puantajda avantaj sağlar. Zira R.Wien dün gece Sofya deplasmanında ilk 3 puanını aldı. 15 gün sonra biz Porto'dayken onlar bu sefer içeride muhtemelen puanını 6'ya yükseltecek, bizi yakalayacaklardır. Biz Porto'ya bir daha yenilirsek bizi averajla geçebilirler bile.


Son iki maçta Beşiktaş'ın tur için R.Wien'i içeride yenmesi şart artık.

Bumerang - Yazarkafe

Google