
Önce çatıyı yapmışız.. Sonra kat yapmaya kalkmışız.. Ama bunun için çatıyı yerinden oynatmamız gerektiğinden, çatıya zarar vermişiz. Bu arada aynı anda temeli de atalım deyip, daha üst yapı bile bitmeden bir köşesinden kaldırıp en altla da ilgilenmeye başlamışız.. Tabii yukarıdakilerle hiç bir koordinasyon kurmadan. Ne temelimiz belli şimdi, ne katımız, ne de çatımız. Hepsi yarım yamalak, hepsi hasarlı... Her bölümümüzde kırıklar var, çatlaklar var, eksikler var, yamalar var...
Futbolumuzun, imrenerek izlediğimiz ülkeler seviyesinde olmadığını kabul ediyoruz. Ama bunun nedenleriyle hiç ilgilenmiyoruz. Ülke futbolumuzun yönetim şeklinin, memleketimizin gelişmişlik/çağdaşlık düzeyiyle paralel olduğunu düşünüyorum. Ne kadar doğrucu, kuralcı, idealist, gerçekçi, çalışkan, vatansever vb. isek, okadar yükseltebiliriz futbolumuzun çıtasını.
Yapacağımız tek iş var ve bunu devletin öncülüğünde "özerk" Futbol Federasyonumuz yapmalı : Bu işi başarmış ülkelerin sistemlerini inceleyip ve bizim özelliklerimizle iyi harmanlayıp, çok iyi bir planlamayla, futbolumuzu "temelden" ele alıp, önümüzdeki 5-10 yılı kalkınma yılı ilan etmeli, uzun vadeli çözüm üretmeliyiz. İşte Türk Futbolunda gerçek anlamda devrim, bu olur...
Bursaspor şampiyon olmayı başardı, tebrikler. Yeşil beyazlılar büyük takımların son yıllarda törpülenen özelliklerinin bir kısmını sergiledi, ipi göğüsledi. Bursaspor'un oyuncu kadrosun birbirini tamamlayan, çok koşan, mücadeleci futbol kimliğine sahip bir kadro. Bu takım futbolda başarının gerektirdiği diğer bütün eksiklerini çok koşarak, saha içinde yardımlaşarak, bir ekip halinde mücadele ederek kapattı. Bu da futbolcu seçimindeki isabetle birlikte teknik heyetin işini iyi yaptığının en önemli göstergesiydi.
Çıtasını yükseltmek ya da en azından sabit tutabilmek için Bursaspor'un diğer büyük kulüpler gibi davranabilmesi lazım. Milyon Euro'luk transferler.. Eldeki futbolculara daha fazla para.. Daha iyi gelir kaynakları bulmak.. Altyapıya daha fazla yatırım.. Bursaspor bunu başarabilirse ne âlâ. Hatta diğer Anadolu kulüplerine de model olur.
Bursaspor ekonomik olarak rahatlamak için futbolcu satarsa, seneye orta sıralara geriler. Çünkü bir makinenin dişlileri gibi birbirini tamamlayan futbolculardan her satacağının yerine minimum aynı uyumda ve aynı verimde, ama daha ucuzunu bulmak zorundalar. Oysa büyük takımlar para kazanmak için adam satmıyorlar. Tam tersine onlar başarısız transferlerini üste para vererek kapının önüne koyuyorlar. Daha fazlasını verip, yerlenine yenisini alıyorlar...
Bir de Anadolu'daki her iyi futbolcunun gönlünde bir büyükte top oynayıp, kupalar, şampiyonluklar kazanmak ve milli takıma yükselmek yatar. Bursaspor'un bazı futbolcularının "büyük takımlardan birine gitmek istiyorum" diye demeç verdiği şu ortamda, yerli iyi futbolcuların ilk tercihi daha uzunca bir süre yine İstanbul'un üç büyüğü olacak gibi.
Bursaspor'un şampiyonluğu, belki 3-4 büyüğün gelecek sezonki kadro yapılanmasını olumlu ektileyeceğini söyleyebiliriz. Ama buna bence devrim diyemeyiz. Futbolumuzun lokomotifi olmuş büyüklerimiz vasat yabancılara bel bağladıklarını ama umduklarını bulamadıklarını kabullenirlerse, önümüzdeki dönemde geçtiğimiz 2-3 sezona oranla daha doğru transferlere imza atabilirler. Elbette getireceğiniz yabancının Türkiye Ligini tercih etmesi de önemli. İyi oyuncu kötü lige gelmek istemez. Hele kötü ligin şampiyonluğa oynayan büyükleri dışındaki takımlara gitmeyi hiç istemez. Sonuçta futbolcu da izleyeni, beğenip isteyeni olsun ister...
