Kabul edelim, futbolumuz geri kaldı
Futbolumuzun durumu hiç de iç açıcı değil. Örneğin derbilerimizi bizden başka izleyen ülke hemen hemen yok. Ligimizin kalitesi, futbolumuzun lokomotifi dediğimiz büyük kulüplerimiz yabancı transferindeki başarısıyla sınırlı. Büyük kulüplerimiz iyi kadrolar kurup ligde kayıpsız ilerliyorlarsa ligimiz iyi, puan kayıpları yaşıyorlarsa ligimiz kötü diyoruz.
Büyüklerin puan kayıplarında karşılarında oynayan Anadolu kulüplerimizin hiç mi katkısı yok? Var tabi. Ama bir iki takım dışında hiç biri "futbol oynayarak" puan kapamıyor büyüklerden. Temel görüntü "futbol oynatmayarak" puan kapmaya çalıştıkları. Şampiyonluğa oynamayan kulüplerimiz genelde kadrolarını yalnız fizik gücü yüksek futbolculardan oluşturuyorlar. Amaç, kalabalık alan savunması, bazı rakiplere adam markajı, tek forvet ve kontra atak futbolu.. İşte Anadolu'nun futbol gerçeği bu...
Büyüklerin puan kayıplarında karşılarında oynayan Anadolu kulüplerimizin hiç mi katkısı yok? Var tabi. Ama bir iki takım dışında hiç biri "futbol oynayarak" puan kapamıyor büyüklerden. Temel görüntü "futbol oynatmayarak" puan kapmaya çalıştıkları. Şampiyonluğa oynamayan kulüplerimiz genelde kadrolarını yalnız fizik gücü yüksek futbolculardan oluşturuyorlar. Amaç, kalabalık alan savunması, bazı rakiplere adam markajı, tek forvet ve kontra atak futbolu.. İşte Anadolu'nun futbol gerçeği bu...
Çözüm alt yapıda
Peki futbol adamlarımızı buna iten ne? Futbolumuzun alt yapı eğitimi doğru dürüst bir sistemden uzak. Futbolcularımızın alt yapı eğitimleri yetersiz olduğu için saha içerisinde taktik varyasyonların gerçekleştirilmesinde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Eldeki yerli futbolcuların kapasiteleri, futbol kültürleri ağırlıklı olarak daha iyisini yapmaya müsaade etmiyor. Maalesef durum bu. Elbette çok yetenekli ve futbolumuzu taşıyan sporcular da yetiştiriyoruz. Ama bunların sayıları o kadar az ki. Ve hepsi de bu düzen içinde ya tesadüfen ya da bu işe gönül vermiş bir avuç insanın geceli gündüzlü emeği ile filizleniyor...Futbolcularımız, çocuk yaştan itibaren futbolda ileri gitmiş ülkelerin alt yapı eğitim düzeyinden uzak, çoğu ekonomik problemlerle de boğuşan ailelerin evlatları olarak kendi kendilerini yetiştirmeye çalışıyorlar. Oysa Avrupa'da bu işler bizden çok farklı. Futbolcu, çocuk yaştan itibaren hem fiziksel, hem mental, hem futbolun temel eğitimi hem de kültürel eğitim olarak dolu dolu yetiştirilmeye çalışılıyor...
Maçlarda net olarak görüyoruz ki oyuncularımız bazı temel oyun prensiplerini zamanında öğrenemedikleri / alışkanlık edinemedikleri için mesela bazen skora göre kendiğinden geri çekilmeler, orta sahanın ortasını unutup boş bırakmalar, kanat adamı olmasına ve rakip tarafından baskı yemediği halde ileri çıkmamalar, ataklar sırasında doğru zamanda doğru noktalarda bulunamamalar, doğru koşular yapamamalar, savunmada adam paylaşımı hataları, zamanında geri dönememeler, barajı hatalı kurup gol yemeler, 'topa bakarken adamı, adama bakarken topu unutmalar', birkaç bilinen örnek olarak sıralanabilir.
Top Futbol Federasyonunda
Avrupalı rakiplerimizin çoğunun bu işleri yıllar önce başlatmış olduklarını göz önünde bulundurursak, alt yapıya eğilmeden her geçen gün, bir kat fazlası zaman kaybı olarak önümüze çakacaktır. Bu şekilde; yalnız üst yapıya para harcayıp pahalı transferler yaparak futbolumuzun ileri taşınması şöyle dursun bilakis zaten bizden önde olan ülkelerle makasın açılması kaçınılmaz olacaktır. Elbette yabancılarımız da olsun. Ama alt yapımızda yapacağımız bir devrim sayesinde bizim futbolcularımız 5-10 sene sonra iyi eğitim aldıkları ve futbol kültürleri nedeniyle Avrupa'da tercih edilen, transfer edilmek istenen futbolcular etiketini kazandığı gün, milli takım ve kulüpler bazında kalıcı başarıyı yakalayabiliriz. Yoksa bu gidişin sonunda geçici de olsa başarıyı yakalayabilmek için yabancılara tonlarca para harcayan, başarı uğruna yabancı sınırlaması da olmayan bir ülke haline geleceğiz...Futbolumuzun alt yapısı olması gerektiği gibi değil. Bazı kulüplerimiz diğerlerine göre daha fazla önem veriyor alt yapıya. Ama çoğunlukla alt yapıya bakış açımız, "kendiliğinden parlayan" birini keşfetmek için yapılan gözlemden öteye geçmiyor. Bence hazır milli takımda da yeni bir döneme girilmekteyken, Futbol Federasyonumuz vakit kaybetmeden alt yapı koordinasyonu konusunda çok ciddi ve kalıcı, adeta devrim niteliğinde adımlar atmalı. Tüm kulüplerin alt yapıları Futbol Federasyonu koordinasyonunda, belirlenmiş standartlara göre, taviz vermeksizin ve kontrol altında tutularak, milli bir proje mantığıyla yeniden yapılandırılmalı. Bunun için öncelikle bu işi iyi yapan ülkeleri, takımları, ekolleri iyi etüd etmek, bize uyarlamak gerekiyor.
