Karşı kalenin, hatta ceza sahasınınbile yerini unuttuk!
Adam eksiltecek, pas dağıtacak, oyun kuracak, hücumu organize edecek bir oyun kurucumuz yok. Bu takım sahada başsız tavuğa benziyor. Bir oyun lideri yok.
Tek forvet oynuyoruz; forvet arkasındaki ufak tefek ve güçsüz adamlar, tek forveti yeterince destekleyemiyor, ikinci forvet olamıyorlar. Cüssece zayıf kalıyor, rakip ön liberolar ve savunmacılar arasına dalamıyor, ceza sahasına sızamıyor, pozisyona bile giremiyorlar.
Kanatlarımız da çalışmıyor. Topu kenarlara açamıyor, çizgiden kimseyi koşturmuyor, kenardan kale sahasına / ceza sahasına orta yapamıyoruz. Hoş orta yapsak ne oluyor? 1 tanecik forvetimiz var, o da iki stoperin kucağında. Arkasındaki üçlünün üçü de bir buçuk metre boyunda. Kim kafa vuracak ki?
Forvetlerimiz ne kadar formda olursa olsun, adamlar gol noktalarında top alamayınca gol de atamıyorlar haliyle. Bobo'ya gerçekten acımaya başladım... Hele bir de Nobre oynadığı her maçta en az 2 tane yüzde binlik golleri saçma sapan hareketler yaparak kaçırınca, işimizin gerçekten de mucizelere kaldığını görmek hiç de zor değil...
Ferrari-Toraman ikilisi bir arada oynamazsa işimiz zor.
Çünkü gol yiyoruz. Çıkaramadığımız için de maç kazanamıyoruz.
Ne yapayım rakipleri?
Onların durumu beni ilgilendirmez. Biz GOL ATAMIYORUZ. Bizim sorunumuz bu... Biz kazanamadıkça, rakiplerin puan kaybetmelerinin anlamı yok bizim için...
Demirören devre arasında Delgado ve Tabata'yı gönderip, biten liglerden eli ayağı düzgün bir olun kurucu getirmedi. Sebep, "Beşiktaş'ı içine düşürdüğün borç yetmedi mi" demesinler.. Kabul..
Peki! Devre arası seçim sürecinde Azeri bir iş adamının Beşiktaş Yönetimine ilgi duyduğunu öğrendik. Bu iş adamı Beşiktaş'a bir oyun kurucu hediye edemez miydi? Evet bu beklenen bir yönetim şekli değil. Ama Türkiye'de maalesef işler hâlâ böyle yürüyor. Uzun yıllardır kulüplerimizde gözle görülür bir transfer komitesi başarısı görmedik. O halde bekliyor insan.. Hele de iddialı olan yöneticilerden... Zamanında Cem Uzan gaasraya Jardel'i hediye etmemiş miydi? Siz de parasını Beşiktaş için harcayabilecek çapta zengin bir iş adamı ve de Beşiktaş hastası biriyseniz, neden ekmek-su kadar ihtiyaç olan bu transfer işini bitirmediniz? Cebinizden verseydiniz, fedakârlık yapsaydınız olmaz mıydı?.
Liderler fedakârlık yapmalıdırlar...
Demirören devre arasında Delgado ve Tabata'yı gönderip, biten liglerden eli ayağı düzgün bir olun kurucu getirmedi. Sebep, "Beşiktaş'ı içine düşürdüğün borç yetmedi mi" demesinler.. Kabul..
Peki! Devre arası seçim sürecinde Azeri bir iş adamının Beşiktaş Yönetimine ilgi duyduğunu öğrendik. Bu iş adamı Beşiktaş'a bir oyun kurucu hediye edemez miydi? Evet bu beklenen bir yönetim şekli değil. Ama Türkiye'de maalesef işler hâlâ böyle yürüyor. Uzun yıllardır kulüplerimizde gözle görülür bir transfer komitesi başarısı görmedik. O halde bekliyor insan.. Hele de iddialı olan yöneticilerden... Zamanında Cem Uzan gaasraya Jardel'i hediye etmemiş miydi? Siz de parasını Beşiktaş için harcayabilecek çapta zengin bir iş adamı ve de Beşiktaş hastası biriyseniz, neden ekmek-su kadar ihtiyaç olan bu transfer işini bitirmediniz? Cebinizden verseydiniz, fedakârlık yapsaydınız olmaz mıydı?.
Liderler fedakârlık yapmalıdırlar...
