Pascal da kısa zamanda öğrendi, Türkiye'de başarılı görünmek için gerçekten bir şeyleri başarmış olmak gerekmediğini. Taraftarın duymak isteyeceği sözleri söyle sürekli.. Sonra istersen antrenmanda duvara çişini yap...
Ülkesinde para etmeyen nice yabancılar, sırf sevgimizi kullanarak aktif iş yaşantısından sonra da gündemde kalıp üzerimizden para kazanmak için böyle şeyler yapıyorlar. Evet, Pascal Nouma iz bırakan ve çok sevdiğimiz yabancılardandı. Hâlâ da severiz kendisini. Ama iş sömürülme noktasına gelmesin...
Pascal'ın futbolcuyken, istediği ve hazır olduğu zaman iyi bir golcü ve iyi bir santrfor olduğuna elbette katılıyorum. Ve O'nun tribüne oynamak için bile olsa sahada sergilediği 'mağlubiyete isyan / haksızlığa isyan' hallerini aklımdan atamıyorum. Tıpkı İlhan Mansız gibi. Bahaneyle takımı ateşliyor. Tribündeki taraftarı bile motive ediyorlardı. Ama rakibin faulüne bozulup adama tekmeyi basmasını ve kaç maçta gereksiz yere kırmızı kart görüp bedelini ağır ödediğimizi de unutamıyorum Pascal keratasının...
İnönü'ye birilerinin locasına gelip, bir elinde alkol.. Sağa sola "Pascal Pascal, Fransa da doğru Beşiktaşlı oldu.. Ha ha haaaa" diye bağırıp gündemde kalmaya çalışmasını tasvip etmiyorum...
Feyyaz'ı, Metin'i.. Beşiktaş'ı izlerken hep görüyoruz tribünlerde. Hangisini ŞOV YAPARKEN gördünüz? Onlar gerçek Beşiktaşlı...
- Ana Sayfa
- Beşiktaş'tan Haberler
- Futbol
- Basketbol
- Voleybol
- Hentbol
- Beşiktaş Hakkında
- Kulüp Kimliği
- Oyuncu Kadrosu
- Teknik Kadro
- Yönetim Kurulu
- BJK İnönü Stadı
- Önerilen Siteler
- Beşiktaş Resmi Sitesi
- Kartal Yuvası Mağazası
- Beşiktaş Dergisi
- Yavru Kartal Dergisi
- Serencebey Gazetesi
- BJK.COM
Pascal deyince..
Muzaffer'in Köşesi Köşe Yazıları
