Kara Kartal yine bir dünya devini yenerek, şanlı tarihine yeni bir zafer sayfası daha yazdı. Bu zafer, aynı zamanda Şampiyonlar Liginde haftanın en önemli başarısı oldu.
Maçtan sonra “bu, Türkiye’nin zaferidir” diyen Mustafa Denizli’nin talebeleri, ligde 7 maçlık galibiyet serisinin ve bu serideki son iki derbide Trabzonspor’u ve Fenerbahçe’yi gol yemeden 5 golle mağlup etmelerinin tesadüf olmadığını da tüm spor kamuoyuna göstermiş oldular.
Beşiktaş zorlu M.United deplasmanına oldukça iyi hazırlanmıştı. Denizli, elindeki kadroya göre en iyi on biri sahaya sürmüş ve en uygun oyun stratejisini talebelerine ezberletmişti. Bu zafer elbette çok çalışmanın ve sahada gösterilen mükemmel bir mücadelenin eseriydi.Hem Denizli’yi hem de futbolcularımızı, gösterdikleri bu üstün performanslarından ötürü kutluyoruz. Holosko gibi, Sivok gibi, Nihat gibi çeşitli sebeplerle bu maçta forma giyemeyen yıldızlarımızın da katılımıyla Beşiktaş’ın yeni zaferlere imza atacağına inancımız tamdır.
Maçın başından sonuna dek “Çanakkale geçilmez” taktiğiyle değil, rakibinden aşağı kalmayan bir mücadele ve kazanma arzusuyla sahada yer alan Kara Kartallar, 20.dakikada Tello’nun müthiş füzesiyle 1-0 öne geçti. Bu şut, Beşiktaş’ın maçtaki üçüncü gol girişimiydi. Bir sonraki ciddi atağımızda Fink’in çok uygun bir pozisyonda kaçırdığı gol bile İngiliz devini Beşiktaş karşısında yenilgiden kurtaramadı. Beşiktaş deplasmanda, dünya devi Manchester United karşısında uzatmalarla birlikte 76 dakika önde götürdüğü maçı kazanmasını bildi.
Karşılaşma, baştan sona heyecanlı ve başa baş bir mücadeleye sahne oldu. Beşiktaş adına kötü oynayanın olmadığı maçta her iki taraf adına oyunu forse eden ilk 5 oyuncunun koştukları mesafelere bakıldığında Beşiktaş’ın bu zor deplasmanda galip gelmesinin küçümsenecek bir tesadüf olmadığı daha iyi anlaşılıyor :İsmail (BJK): 12.170 metre
Obertan (ManU): 11.555 metre
Ekrem (BJK): 11.510 metre
Fink (BJK): 11.419 metre
Ernst (BJK): 11.176 metre
Rakibinin, hakemin gözünden kaçan dirsek darbesiyle burnu kırılan İbrahim Toraman, oyunda kaldığı süre içerisinde Ferrari ile birlikte ev sahibi takımın golcülerine göz açtırmadı. Denizli, bu pozisyonda sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Toraman’ın yerine o dakikaya kadar sağ bek oynayan İbrahim Kaş’ı çekti. Kaş da tıpkı Toraman gibi Ferrari ile birlikte rakip atakları başarı ile önledi.
Bobo’yu bu maçta da çok beğendim. Tek forveti mükemmel oynadı. Her pozisyonda Manchester savunmasını zorladı. Güçlü fiziğiyle iyi savaştı, boğuştu. Rakip savunmanın ileri çıkmasına engel oldu. Artan performansı ileriki maçlar için de taraftara umut oldu.
İsmail sahanın en iyilerindendi. O’nun her maç artarak devam eden hücum etkinliği milli takımımıza da yeni bir sol açık kazandırmış oldu. Futbolunun en olgun dönemini yaşayan Kaptan İbrahim Üzülmezle aynı anda arka arkaya oynamaları durumunda Beşiktaş sol kanadının her sahada rakiplere korku veren bir koridor olacağı da net olarak görülmüş oldu.
Beşiktaş’ın tüm hatlarında görev alan her oyuncusu mükemmel oynadı Old Traford’da. Ama Rüştü’ye de ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Bu maçta Tello’nun Manchester’i yıkan muhteşem golü ne kadar önemliyse, Rüştü’nün kurtarışları da o kadar önemliydi. Maç boyu sergilediği mükemmel performansla kalesini kapatan tecrübeli kaleci, maçın uzatma dakikalarında üst üste yaptığı iki muhteşem kurtarışla bu galibiyetin mimarlarından biri oldu.Beşiktaş sahaya 4-2-3-1 dizilişiyle çıktı. Top Beşiktaş’a geçtiği anda Üzülmez orta sahanın soluna kadar çıkıyor, önündeki İsmail’i ileri itiyordu. Denizli İsmaili, Holosko gibi kullandı bu maçta. Holosko genellikle Beşiktaş topu kaptığı anda sağdan ikinci forvet oluyor. İsmail de soldan ikinci forvet oldu bu maçta. İngiliz takımının başını döndürecek kadar başarılı olan genç futbolcu, hücumda Bobo’ya destek verdi. Bu bakımdan, top Beşiktaş’a geçince siyah beyazlıların sahadaki dizilişi pozisyonuna göre 3-6-1, 3-5-2 bazen de 3-4-3 gibi göründü. Ama top rakibe geçtiği anda klasik 4-2-3-1’e büründü Beşiktaş. Burada önemli olan, geri dönüşlerin çabuk ve etkili olmasıydı. Beşiktaşlı futbolcular bunu başardı. Rakip topu kaptığı anda boş alan ve boş futbolcu bulmakta gerçekten zorlandı.
Takım halinde savunma prensiplerini mükemmel yapan Beşiktaş’ta Ernst, Fink, Üzülmez, Ferrari ve Toraman takım savunmasında lider özellikleriyle öne çıkıp arkadaşlarını çok iyi yönlendirdiler.
Beşiktaş, Old Traford Stadı’nda muhteşem bir zafere imza atarak Türk futbol tarihine bir başarı daha ekledi. Biz Beşiktaşlılar bu başarıyı ve mutluluğu tüm vatandaşlarımızla paylaşıyor, bu zafere emeği geçen herkese yalnız Beşiktaşlılar değil, tüm vatandaşlarımız adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Helal sana Beşiktaş!
