İşte ikinci problemi de bulduk: Orta sahada oyun kurmakla görevli elemanlardan henüz tam anlamıyla yararlanılamıyor. Birinci işi gol pozisyonu üretmek olan bu elemanların sıkıntısı, son şampiyonu gol atamayan bir ekip haline döndürdü.
Devam edelim..
Denizli, sezona transfer beklentisiyle başlayan ancak gerekli şartlar oluşmadığı için gitmesine izin verilmeyen Bobo'yu, 4-2-3-1 sisteminde orta üçlünün solunda oynatarak başladı. Sol kanadı yeterince etkin kullanamayan Bobo gollük pozisyon hazırlamada yetersiz kaldığı gibi kendisi de o kanadı zorlayıp gol pozisyonlarına giremedi. Aynı şekilde, Avrupa'nın dikkat çeken hücum oyuncularından biri olan Holosko da gol bölgesinden uzaklarda, sağ kanatta değerlendiriliyor Denizli tarafından. Nobre'nin de sakat olduğu maçlarda yeni transfer edilen ve askerlik görevi nedeniyle sezon öncesi kampına katılamamış, formsuz Nihat'ı ileride "tek" forvet oynatınca, Denizli Beşiktaş hücumlarını tek başına katletti desek yanışmış olmayız.
Bir kere her takımın çift stoperi uzun, kalıplı çocuklar. Siz Nihat'ı "tek" başına onların arasına atıyorsunuz. Nihat'ı ille de santrfor oynatacaksanız, Nobre gibi boğuşan bir santrforla ya da Bobo gibi vücudunu iyi kullanan bir santrforla ya da olmadı Holosko gibi hızlı ve teknik bir adamla ikili olarak kullansanız, anlarız. Siz Nihat'ı yalnız bırakıyorsunuz...
Aslında Nihat'ın Bobo ve Holosko ile birlikte hücum yapmalarını bekliyorsunuz. İyi fikir. Üç etkili silah birden.. Ama siz "şablonunuz gereği" bu üç adamın arasında 20'şer metre mesafe koyuyorsunuz! Bobo-Holosko-Nihat, top kapmaya orta çizgiye kadar gelmek zorundalar, zira arkalarında top yapan, pas atan, forvetlere servis yapan, top taşıyan biri yok. bu üçlü topu kaptığı anda her birinin arasında 20'şer metre ve topu kapanla rakip kale arasında da 50 metre bulunuyor. Elbette rakip de zaten kendi yarı alanına yığılmış. Yani Bobo-holosko-Nihat geride topla buluştuğu anda önünde, en az 15 kişinin bulunduğu ve katetmesi imkansız uzun bir alan bulunuyor.
Üçüncü problemi de bulduk. Forvetler bana göre şablon gereği etkisiz kalıyorlar.
Çözüm için anahtar Denizli'de ve futbolcularda
Orta alanın, forvet oyuncularına gol pozisyonu hazırlayabilmesi için Yusuf'un takıma dönmesi, Tabata'nın bir an önce uyum sağlaması ve Tello'nun kendini biraz daha zorlaması gerek ve yeter şart. Bu arada Tabata'dan ben de çok ümitliydim. Ancak oynadığı kadarıyla sanki Beşiktaş'ın oyun kuruculuğuna bir gömlek küçük gibi geldi bana. İnşallah zamanla, uyum sağladıkça çok daha iyi olur...
Bir de şut meselesi var.. Beşiktaş şut atmıyor. Atıyor da, o kadar az atıyor ki ona şut atmak denmez.. Orta saha elemanları bol bol şut atmalı. Forvetler ceza sahasına girer girmez sert ve isabetli şutlar atmalılar. Özellikle Nihat ve Holosko gibi iki çabuk adamı var Kartal'ın. Bu şutlardan dönen topları rahatlıkla tamamlar bu ikili...
Denizli'nin ortadaki mevcut şartlara kendi doğrularında esnekliğe gideceğini, takımda geçen sezonun ikinci yarısında olduğu gibi iskelet ikililerin bulunmasını sağlayacağını, Holosko ve Bobo'dan rakip ceza sahası içerisinde daha fazla yararlanacağını ümitle bekliyorum.
Beşiktaşlı futbolcuların tamamına, rakip ceza sahasının mayınlı arazi olmadığını hatırlatmak istiyorum. Özellikle orta alanda servis yapmasını beklediğimiz Yusuf, Tello, Tabata ve bu sezon yakaladığı müthiş çıkışı sürdüreceğine inandığım Serdar Özkan gibi oyuncuların, rakip ceza sahasına daha çok dalmaları, oyunu oraya sıkıştırmaları ve rakibi hataya zorlamaları gerekir. Gol böyle gelir...
Beklerde oynayan oyuncuların rakip korner direğine kadar inip sert-ters ortalar yapmaları gerekiyor. Gol böyle gelir...
Forvet elemanlarının rakip ceza sahasında yaşamaları gerekiyor. Gol böyle gelir...
Bir de sorum var teknik heyete : Beşiktaş neden 4-4-2 veya Tigana'nın yaptığı gibi 4-1-3-2 oynamıyor? Tigana'nın kadrosundan daha müsait bugünkü kadro bu sisteme...