Gol Lazım Sayın Denizli!

Alman takımları her hafta tonla gol atıyor. Bir araştırsanıza; acaba bunu nasıl başarıyorlar? Çok yedikleri için değil, ciddi ciddi gol atma ortalamalarını yükselttiler.


Gol atmak için ne yapmak lazım hocam?

Rakip defansı delecek bir çilingir lazım evvela. Bir Sergen lazım. Beşiktaş’ta YOK! Delgado vardı yarım yamalak, o da yok şimdi. Yusuf geldi geçen sezon, o da yok!. Tello'yu da sağda-solda kullanıyorsunuz.. Kim oyun kuracak hocam?

Topu kanatlara indirip sıfırdan "bol bol orta yapmak" lazım. Beşiktaş’ta o da yok. Çünkü sizin şablonunuzda kanat diye bir şey yok! 7-8 kişiyi takım savunmasıyla görevlendiriyorsunuz; 3-4 kişiyi de hücumla. Bitti! Bitti hocam!

O neydi be hocam; Gençlerbirliğine karşı 3 ön libero ile çıktınız sahaya. Sanki Barcelona’ya karşı 0-0 için çıkmışsınız gibi... Evet, Uğur oyun kurmalıydı.. Ama 30 dakika sonra bitti.

Türkiye Liginde 2 maçta gol bulamıyorsunuz. Rakiplerin de biri Belediye, diğeri Gençler.. Antalya'ya 2 gol atıyorsunuz, onlar da 70'ten sonra.. Şampiyonlar Liginde ne yapacaksınız hocam? Nasıl gol atacaksınız?

Holosko sağ kenarda oynatılıyor. Ama 4-2-3-1’in 3’lüsünün sağında. Aldığı futbol eğitimi sebebiyle sağ kanatta oynarken rakip ataklarda defansa kadar gelip, sağ bekin arkasına sızıp top çıkarıyor sevgili Holosko. İyi güzel de Beşiktaş topu kaptığı anda gol bölgesiyle arasında 60-70 metre oluyor Slovak yıldızın. Bu mesafeyi aşmak içinse yalnızca 2-3 saniyesi! Elbette rakip ceza sahasında çoğalamadığınız için gol atmanız çok zor. Siz kaptığınız her topta Holosko'nun da rakip ceza sahasını zorlamasını istiyorsunuz. Ama ona mantıklı bir oyun bölgesi vermiyorsunuz...

Bir diğer sorun Nobre. Oynasa da problem, oynamasa da.. İnanması zor ama bu Brezilyalıda teknik sıfır. Top kontrolünü bile beceremiyor. Hele paslaşma, evlere şenlik. Yaptığı iki iş var: Rakip savunmacılarla boğuşuyor, onların rahatını kaçırıyor ki bu çok önemli bir özellik.. İkincisi karambollerle baskı kurduğumuz anlarda sağdan soldan gelen toplara kafasıyla, ayağıyla, olmadı eliyle, bir şekilde dokunarak golünü atıyor. Problem şu ki Beşiktaş kanatları kullanmıyor, Nobre de gol atamıyor hocam...

Bobo sağlam olduğunda "sol açık" oynatılıyor.. Tello bir sağda, bir solda, bir ortada.. Adam ne iş yaptığını şaşırdı...

Gençler maçında gördük.. Rakip takım adam adama canlı savunma yaptı. 6-7 kişiyle kapandığı dakikalarda forvetlerini birbirlerinden 10"ar 15'er metre mesafeli oynatıldılar. İletişim koptu aralarında. Sırf bu şablon yüzünden. Kalabalık içinde yalnızları oynadılar...

Hocam, geçen sezonun son 100 metresinde, 4-5 hafta mecburiyetten (sakatlıklar yüzünden) nasıl oynattıysanız takımı, yine öyle oynatın. Nobre'yi çekin nekara, Bobo-Holosko ikilisini oynatın ‘gol bölgesinin içinde’. Hadi bunlara Nihat da eklendi şimdi, değiştirin birbirleriyle. Nobre kardeşim son yarım saatte oynasın. Ama son yarım saatte sağlı sollu kenarları mutlaka kullanmalısınız...

Tello'ya da kalıcı bir yer verin artık. Oyun kurucuysa ileri ikilinin arkasında oynasın, biz adamımızı bilelim, o da yerini bilsin. Bir solda, bir sağda, bir ortada.. Yazık vallahi...

Hocam, bırakın inadı gözünüzü seveyim. Olan Beşiktaş’a oluyor. Şimdi size "inadı bırak" dedikçe daha bir inatlaşacağınızdan da korkmuyor değilim. Hocam söz konusu olan Beşiktaş. İnatsa teferruat...

Bumerang - Yazarkafe

Google