UYUM MESELESİ


Takımda ahenk, uyum çok önemlidir. Bazen ikililer, hatta bazen üçlüler takımın istikbaline damgasını vururlar.. Sizleri biraz geriye götüreyim : Tigana gelmiş ve ligin ilk yarısında Gökhan Güleç - Bobo ikilisi santrforumuzdu. Birlikte oynuyor, çok da iyi anlaşıyorlardı. Ama süratleri, ani hızaları, birlikte düşünmeleri, gol bölgelerinde yardımlaşmaları, birbirlerini pozisyona sokmaları, birinin şutunda diğerinin dönen topu tamamlamalarıyla birbirlerini çok iyi tamamlıyorlardı.. Tek eksikleri tecrübesizlikleriydi. Gerçekten iyi bir ikili olma yolunda hızla ve emin adımlarla ilerliyorlardı. Taa ki biz Nobre'yi transer edip, bu gençlerden birini sürekli yedek oturtana dek...

Nobre kötü futbolcu mu? Değil. Gökhan Güleç çok mu iyi golcü? Değil.. Ama Gökhan-Bobo ikilisi "birlikte" başarılıydı... Nobre o takıma lazım olan forvet / golcü değildi. O takım genç, dinamik, hızlı ve koşarak pozisyona giren bir takımdı. Nobre ise rakip kale sahası içerisinde topu önünde gördüğünde fizik gücünü/vücudunu çok iyi kullanıp tek vuruşla işi bitiren bir santrfor. Nobre'ye topu getirmezsen bir şey yapamaz. Nobre'nin gol atabilmesi için Nobre'yi ve topu rakip altı pas içerisinde sıkça buluşturacaksın... Üç teknik adam değişmesine rağmen Beşiktaş'ın hucüm felsefesi çok değişmedi. Kanatlar o gün de sıfırdı, bugün de sıfır. Ceza sahasına orta o gün de azdı, bugün de... Hal böyle olunca mücadele/boğuşma bakımından hayatının en verimli yıllarını Beşiktaş'ta geçiren Nobre, gol atmakta çok zorlanıyor. Çünkü topu yanlardan sıfıra (aut çizgilerine) kadar indirip Nobre'nin önüne kafasına/ayağına/eline atamadığınız sürece Nobre'ye de yazık edersiniz, kendinize de...

Şimdi Yusuf Şimşek geldi. Sonbaharını Beşiktaş formasıyla şampiyonluk kupaları kaldırarak geçirmek istiyor.. Beşiktaş'ın saha içi problemi orta saha elemanlarının, forvetleri gol pozisyonuna sokamayışı; bunu biliyoruz.. Yusuf bu problemi çözer mi? Kısmen çözer. Hatta iyi bir Yusuf, önemli bir kısmını çözer.. Fakat Denizli'nin bunu sağlamak için saha içinde organizasyon değişikliğine gitmesi gerekiyor. Haftasonu Mehmet Demirkol bir laf etti. Özetle : "Yusuf, araya oynayan bir pasör. Nobre ise sağdan-soldan önüne düşürülen toplara müdahale edebiliyor; ara toplarını gol yapacak bir santrfor değil." Demirkol'un görüşüne katılıyorum. Bu durumda Beşiktaş'ın daha ziyade Bobo'ya ihtiyacı var. Ama maalesef Bobo en verimli zamanında sakatlandı...

Bu durumda Yusuf'un topu kenarlara yayması gerekiyor. Kanat bindirmeleri daha bir anlam ve önem kazanacak Beşiktaş'ta. Yusuf'un çizgileri iyi kullanan, rakip yarı sahayı çabuk katedecek oyuncuların önüne atacağı ince paslar, bu koşucular tarafından yapılacak ikinci pasta kale içine isabetli ortaya döneşmesi ve Beşiktaş'ın üçüncü dokunuşta golü bulması gerekiyor.

Yusuf'un kimlerle ikililer / üçlüler oluşturacağı, Beşiktaş'ın sezonu nerede tamamlayacağını belirlemesi açısından oldukça önemli. Özellikle ikinci yarının ilk 5-6 haftasında puan kaybına HİÇ tahammülün olmadığı bir dönemde Yusuf'un çilingir görevini üstlenmesi, takımla kuracağı uyuma bağlı...

Yusuf'un Tello ve Holosko ile ayrı ayrı ikililer oluşturması, oyunu kenarlara açması açısından çok önemli.

Koskoca Mustafa Denizli'nin bütün bunları bilmediğini/düşünemediğini söylemek akıl işi olmaz tabi. Önemli olan Denizli'nin bu cesareti gösterip gösteremeyeceği. 3'lü defans'tan 4'lüye yumuşak geçişi gerçekleştiren Denizli'nin 4'lü orta saha ile kanatları da aktif hale getireceğini umuyorum...

Bana göre çözüm, orta sahada top dağıtan elemanların oyunu kanatlara yayarak kanat oyuncularını çizgi üzerinde ileride topla buluşturmaları. Ya da Bobo'nun acilen iyileşip Nobre ile yer değiştirmesi.

Bu arada; Holosko'nun her türlü oyun şablonunda ilk onbirde oynaması da şart. Günümüz futbolunda en önemli etkenin hızlı oynamak olduğu göz önünde tutulursa Holosko, Beşiktaş'ın rakip sahaya geçişini, rakip kaleye inmesini kolaşlaştıran, RAKİBİ HATAYA ZORLAYAN çok önemli hız faktörüdür...

Bumerang - Yazarkafe

Google