BEŞİKTAŞ'IN PROBLEMİ, ORTA SAHA OYUNCULARININ FORVETİ GOL POZİSYONUNA SOKAMAYIŞIDIR...
Bursa:0 - Beşiktaş:0
Beşiktaş, haftasonu oynanan gündüz maçında yine puan kaybetti. Bu arada; gündüz maçlarının, bizim ligimizde "büyük takımlar için" konsantrasyon eksiğine sebep olduğuna inanıyorum.Beşiktaş'ın son maçta bir kez daha tescil olan problemlerini çözmesi durumunda bu tür sürpriz puan kayıplarını yaşamayacağını düşünüyorum. Peki o halde nedir bu problemler?
- GÖKHAN ZAN'ın başarıyla kestiği toplara rağmen maç boyu bütün uzun toplarının bursalılarda kalması, milli takımın vazgeçilmez futbolcusu adına çok üzücüydü.. Gerçi kısa oynamaya çalıştıkça daha tehlikeli oluyor; zira topu yine rakibe atıyor...
- BOBO ve GÖKHAN ZAN'ın toplam ağırlığı bir tank kadar eder mi, çok merak ediyorum..
DELGADO'nun keyfine kaldıysak yandığımızın resmidir...
- Ekrem, Üzülmez, Tandoğan, Toraman, hatta Zan, tıpkı Nobre, Zapo, Tello ve Holosko gibi varını yoğunu ortaya koydular. Hele Rüştü, hem eliyle hem ayağıyla rakibe attığı toplara rağmen, rakiple karşı karşıya kaldığı bir pozisyonda yaptığı kurtarışla 1 puanı cebimize koyan isim oldu. Oyuncularımızdan hiçbirine kızmıyorum, DELGADO'ya kızdığım kadar... Senin özel görevlerin var ve sen onları yapmak üzere o formayı, o pazubandını işgal ediyorsun. Keyfin geldikçe değil, her maç gollük işler yapmalısın. Her maçta galibiyete katkı sağlamalısın...
- Maç tam da HOLOSKO'LUK BİR HALE GELMİŞKEN Holosko'nun oyundan alınması affedilir gibi değil.. Bu da DENİZLİ'nin ayıbı. Bu açıdan bakarsanız, Nobre'nin oyundan alınması doğruydu. Zira oyun şekli Nobre'likten çıkıp, Holosko'luğa bürünmüştü. Eğer o dakikadan itibaren Delgado+Holosko+Bobo aynı anda sahada olabilselerdi, kontradan 1-2 gol atabilirdik. Ama Sayın Denizli ne hikmetse o andan itibaren oyunun şeklinin değiştiğini farketti ama galibiyette ısrar etmekten çekindi; 0-0'a yattı!.. "Olursa 0-1 olsun, olmazsa 0-0 yeter" dedi. Ki ben bunu hazmedemedim. Karşındaki Barselona değil hoca, altı üstü bursaspor...
- GÖKHAN GÜLEÇ'i hafızamdan ve kalbimden silebilmek için iyi bir neden arıyordum, buldum. Terbiyesiz! Daha dokuzuncu dakikaydı, bizim kornerimizde bursa ceza sahası içerisinde "burnundan soluyordu"... Üzülmez'e, Tello'ya, Zan'a maç boyu attığı tekmeleri, formalarından çekmesini, kolunu-bacağını-dirseğini ben taa evden gördüm! Ama hakem iyi süzemedi, o ayrı... Maçı böyle anormal hırsla (ADETA DOPINGLI GIBI) götürdü. Bizimkiler üzerine oynasaydılar atılırdı sahadan...
- "Orta" hakem KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU ve yardımcılarından birine maç boyu epey iç geçirdim... Umarım hissetmiştir aleyhindeki nağmelerimizi.... Maçı tekrar izleyebilirseniz, 52.dakikaya dikkat edin. Holosko'ya ofsayt dediler... İlk fırsatta kayıttan tekrar izleyeceğim. Bana golümüzü yediler gibi geldi...
- TELLO'nun Gökhan Güleç'e yumruk atmasını kesinlikle ve hiçbir şekilde kabul etmiyor, hoş görmüyorum. Bununla birlikte Gökhan Güleç'in maç boyu yaptığı çirkefliklere hakem seyirci kalınca bir şekilde ceza kesileceğini de bekliyordum... Tello'nun Güleç'e sağlı sollu yumruklarını hakem nasıl görmedi, onu da anlayabilmiş değilim. Hele sol yumruğu neredeyse ağzına çaktı!.. Bunu da göremiyorsan, bırak o düdüğü Kuddisi Bey!.. Ortalıkta ben hakemim diye dolanıp hava atma...
- Gitti güzelim 2 puan daha! Beşiktaş'ın problemi iyice belirginleşmeye başladı. Eğer Denizli çözüm üretemezse daha çok gider ikişer puanlarımız. BEŞİKTAŞ'IN PROBLEMİ, ORTA SAHA OYUNCULARININ FORVETLERİ GOL POZİSYONUNA SOKAMAYIŞIDIR... Eğer Delgado'nun bir gömlek daha iyisi olsa elimizde, her maç en az 2-3 gol atarız. Takımın beyni küçük geliyor yani...



