Çarklar aksayınca ortalık karıştı...
Beşiktaş sezona fırtına gibi girmişti. Üstelik Kara Kartallar'da bir yandan taşlar yerli yerine oturtulmaya çalışılıyor, bir yandan da içeride dışarıda, Avrupa kupasında, ligde ard arda başarılı sonuçlar alınıyordu.
Beşiktaş sezona fırtına gibi girmişti. Üstelik Kara Kartallar'da bir yandan taşlar yerli yerine oturtulmaya çalışılıyor, bir yandan da içeride dışarıda, Avrupa kupasında, ligde ard arda başarılı sonuçlar alınıyordu.
Sonra takımın değişmezlerinden Serdar Kurtuluş sakatlandı. Asli mesleği sağ açık (hücumcu) olan Ali Tandoğan, Tigana'dan sonra Sağlam tarafından da sağ bek oynatılmak zorunda kaldı. Sağ bek sakatlığı, Beşiktaş'ın hücum zenginliğini etkiledi. Beşiktaş zorlanmaya başladı.
Tello da sakatlandı bir ara. Beşiktaş, Tello'nun yokluğunda maç kazanamaz oldu. Hayli 6 çileli maçlar geçirdi Kartal... Ardından Ricardinho sakatlandı. Orta sahada oyun kurma işi de aksadı böylece. Delgado'nun oyun kurucu gömleğini giymesi ise hayli gecikti. Sezon başında "iki maçta da perişan ettiği Basel'i tek başına şampiyonlar liginden eleyen Delgado", ancak ilk yarının sonlarıda doğru aldı sazı eline...
Derken, Gökhan Zan da sakatlandı. Defansın ortasında oyun kurmakta zorlansalar da Toraman'la iyi bir ikili oluşturmuş, ligin en az gol yiyen savunmasının mimarları olmuşlardı. Baki sol bekte tam bir felaket iken, stoperde durumu biraz idare etti. Ama hep saatli bomba gibiydi. Diğer stoper İbrahim Kaş ise genç ve gelecek vadeden bir yetenek. Ama kimse savunmanın ortasında Zan kadar uyum sağlayamadı Toraman'a... Desansın soluna alternatif Mehmet Sedef vardı, o da sakatlandı. Haftalardır oynayamıyor...
Cisse sakatlandı, Beşiktaş Kayseri'de en zor deplasmanda sakata geldi. Kimse Cisse'nin boşluğunu dolduramadı. Koray olsa o da dolduramayacaktı. Zira 3-5 hafta daha sakattı...
En sonunda Serdar Özkan da sakatlandı. Takımın en çok koşan adamı, orta sahanın nefes alması için varını yoğunu ortaya koyan, bir sağ açık, bir sol açık, bir orta sahanın ortası.. Hocası nerede görev verirse orada koşan Serdar Özkan da sakatlar kervanına katıldı.
Dikkat ettiyseniz o da sakat olmasına rağmen Mehmet Yozgatlı'dan bahsetmiyorum...
Şimdi Umutlar Yeniden Yeşeriyor...
Zan iyileşti çok şükür. Üstelik defansın top yapamama, oyun kuramama probleminin çözümü için Gordon transfer edildi. Şimdi savunmanın yine eskisi gibi ligin en az / en zor gol yiyen savunması olmasını, aynı zamanda oyun da kurmasını bekliyoruz...
Serdar Kurtuluş hala sakat, dönemedi takıma. Ama yakında oynamaya başlayacağı söyleniyor. Dönüşü Beşiktaş'ın sağ kanadını yine coşturacaktır. Önünde sezon başında olduğu gibi yine Serdar Özkan oynayabilit, tabi iyileşirse... Tandoğan da oynar sağ açıkta. Zaten bu mevki Tandoğan'ın doğum yeri...
Bunun yanında takım içerisinde Cisse'nin alternatifi/yedeğinin olmayışı, geçen sezon bu bölgede harika işler başaran Serdar Kurtuluş'un zor zamanlarda orta sahaya da destek vermesini gerektiriyor. Yani Serdar'a çok ihtiyaç var. Bir an önce dönüşünü bekliyoruz...
Tello çoktan döndü takıma. Kayseri deplasmanı hariç kötü de oynasa hemen her maçta asisti, takımı gol pozisyonuna sokan pasları, ortaları olmasına rağmen, formu biraz düşük gibi. Eskisine göre biraz yavaş oynuyor sanki.. Yani hala istenilen performansta değil.
Holosko'nun gelişi gol bölgesine hareketlilik getirdi. Ertuğrul Sağlam'ın Holosko'yu sağ açık oynatmaktan artık vazgeçeceğini ve en verimli olduğu bölgeye, forvete çekeceğini düşünüyorum. Bu da Beşiktaş'ın rakip kaleye daha çok yüklenmesi anlamına gelecektir. Buna en çok "karambollerin golcüsü Nobre" sevinecektir...

