Beşiktaş teknik direktörü Ertuğrul Sağlam, üçlü savunma kurgusuyla çıktı maça. Ancak 20 dakikada 0-2 geriye düşünce hemen vazgeçti bu modelden. Serdar Özkan'ı sağ beke çekerek defansı dörtledi. Holosko'yu da onun yerine sağ kanada alıp, hücumu genişletmek istedi.
Aslında Beşiktaş'ın yediği gollere bakarsanız, bütün kabahati 3 kişiyle savunma yapmak olarak taımlayamayız. Örneğin birinci golde birinci kaptan Üzülmez topu ıskaladı. İkinci kaptan Toraman'sa Üzülmez'in ıskalayabileceğini hesaba katmadığı için zamanlama hatası yapmış oldu ve geride kaldı. Rakibi kaleci ile karşı karşıya getirdikten sonra zaten işiniz şansa kalmıştır.. İkinci golde de benzer bir durum söz konusuydu. Serdar Özkan kaleciyi de geçen topta golü önlemek için müdahale etti ve istemeyerek topun kendi ağlarıyla buluşmasına neden oldu. Beşiktaş bu dakikadan sonra oyun savunmayı dörtlemese de başka gol yemeyebilirdi.
Burada vurgulanması gereken, üçlü savunmanın üçünün de "libero" özelliği olmayan "stoperlerden" kurulu olmasının sakıncalarıdır. Beşiktaş, Lucescu döneminde de üşlü savunma yapıyordu. Hem de başarıyla. Ama o zaman üçlü savunmanın ikisi Ronaldo ve Zago idi. yani çok iyi stoper-kesici özelliklerinin yanında, çok iyi libero-oyun kurucu özellikleri de vardı. onların.. Ama bugünkü Beşiktaş savunmasında ilaç için bile olsa bir tanecik libero yok. Tüm savunma oyuncuları stoperlerden kurulu. Hal böyle olunca Beşiktaş bir türlü topla çıkmayı beceremiyor.
Oysa baskıyı en az hissetiğiniz bölge olan savunma bölgesinden topla çıkarken, taktiksel olarak istediklerinizi sahaya yansıtmanız daha mümkündür. Halihazırda Beşiktaş atakları, yalnız rakip ataklarından kapılan toplarla yapılan baskınlara bağlanmış durumda.
Holosko'nun sağ kanatta oynaması, yetenekleri açısında yapamayacağı iş değil elbet. Hatta top bizdeyken Bobo ve Nobre ile birlikte hücum hattını üçlemesi açısından da faydalı. Ancak hücum hattının içinde olmakla üçüncü adam olmak arasında bir fark var. Bu fark, rahatlıkla gol atabileceği bir maçta Holosko'nun gol atmasını zora soktu, engelledi.
Gerçi Holosko'nun gol atamayışında ve farkın artmayışında Bobo'nun düşük performansı baş etkendi. Ertuğrul Hocanın en azından bir maçlığına Bobo'yu yedek soyunduracağını, forvette Holosko-Nobre ikilisine yer vereceğini duyduk. Bizce de bu olumlu bir gelişme. Bakınız, Holosko'nun gelişi, Nobre'yi kamçıladı! Nobre neredeyse Beşiktaş'a geldiği gün kadar istekli ve heyecanlı. Uzun zamandır "nasıl olsa alternatifimiz yok. Holosko'nun gelişi, İlk onbirde oynamak için gol atmamız bile gerekmiyor!" düşüncesini bir anda yok etti. Hem Nobre'den, hem Bobo'dan... Bobo'nun performans düşüklüğünü biz de yorgunluğa bağlayalım. Birazcık dinlenince formunu yeniden yükseltecektir diyelim.
Beşiktaş'ın en çok eleştirilecek noktası savunmadan oyun kuramamak. Bunun dışında hep hücumu düşünen oyun anlayışı, oyuncularının iştahı, yardımlaşması ve özellikle Delgado, Tello, Cisse üçlüsüne, Nobre'nin de eşlik etmesi, Beşiktaş'ın bu maçta göze hoş gelen hücum futbolu oynamasını sağladı.
- Ana Sayfa
- Beşiktaş'tan Haberler
- Futbol
- Basketbol
- Voleybol
- Hentbol
- Beşiktaş Hakkında
- Kulüp Kimliği
- Oyuncu Kadrosu
- Teknik Kadro
- Yönetim Kurulu
- BJK İnönü Stadı
- Önerilen Siteler
- Beşiktaş Resmi Sitesi
- Kartal Yuvası Mağazası
- Beşiktaş Dergisi
- Yavru Kartal Dergisi
- Serencebey Gazetesi
- BJK.COM
Beşiktaş Kasımpaşa'ya Gol Yağdırdı 4-2
Muzaffer'in Köşesi Köşe Yazıları
