Son yıllarda spor yöneticilerini, yalnız yaptıkları-yapamadıkları transferlerle değerlendirir olduk. "Demirören 40 transfer yaptı, hepsi gitti, demek ki başarısız". Ya da "bu sezon alınan yabancılar son yıllarda alınanlardan çok daha iyi, demek ki Demirören başarılı" diyoruz. Başarı yalnız transferlerin, özellikle de yabancı transferlerin iyi çıkması mı? Başka ölçüt yok mu yönetimin başarısını değerlendirebilmemiz için?
Örneğin bütçe açıklarını, gelecek yılları kapsayan alacak-verecekleri, tüm branşlarda kazanılan kupa ve dereceleri kimse merak etmez mi? Gerçi orası da ayrı bir tartışma konusu: Eğer şampiyon olduysanız, "her şeye rağmen" başarılısınız demektir bizim ülkemizde. Kulüp borç içinde yüzse de, kulüp itibarı on paralık olsa da, uçan kuşa borcunuz olsa da ve her alacaklılarınız sizden ümidini kesmiş, işi mahkemelere taşımışsa da, sporcularınızın paralarını zamanında ödeyemiyorsanız da başarılı mısınız?
Kulüplerde neden bir yönetim kurulu var ki! Herhalde dernekler yasasında yazıyor diye. Mecburiyetten yani... Baksanıza; hangi kulüp, başkanının iki dudağından başka bir organla yönetiliyor?
Örneğin bütçe açıklarını, gelecek yılları kapsayan alacak-verecekleri, tüm branşlarda kazanılan kupa ve dereceleri kimse merak etmez mi? Gerçi orası da ayrı bir tartışma konusu: Eğer şampiyon olduysanız, "her şeye rağmen" başarılısınız demektir bizim ülkemizde. Kulüp borç içinde yüzse de, kulüp itibarı on paralık olsa da, uçan kuşa borcunuz olsa da ve her alacaklılarınız sizden ümidini kesmiş, işi mahkemelere taşımışsa da, sporcularınızın paralarını zamanında ödeyemiyorsanız da başarılı mısınız?
Kulüplerde neden bir yönetim kurulu var ki! Herhalde dernekler yasasında yazıyor diye. Mecburiyetten yani... Baksanıza; hangi kulüp, başkanının iki dudağından başka bir organla yönetiliyor?
